Allah adın zikredelim evvelâ
Vâcip oldur cümle işte her kula
Allah adın her kim ol evvel ana
Her işi âsan eder Allah ona
Süleyman Çelebi
1. Yukarıdaki dörtlükte verilen mesaj dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Allah'ın adını anmak, sadece belirli zaman ve ibadet alanlarına özgü vicdani bir eylemdir.
B) İnsan, yalnızca üstesinden gelemediği zor işlerde Allah'ın yardımına müracaat etmelidir.
C) Dini vecibeleri yerine getirmek, kişinin dünyevi işlerdeki gayret ve çabasını gereksiz kılar.
D) Her hayırlı işin başında Yaratıcı’yı anmak, kul için temel bir sorumluluk ve işlerin kolaylaşmasına vesiledir.
Dinî hükümlerin insanlara ulaştırılması, anlaşılması ve hayata aktarılmasında peygamberler vazgeçilmez bir role sahiptir. Hz. Muhammed (sav) de kendisine vahyedilen ilahi emirleri sadece iletmekle kalmamış; onları bizzat yaşayarak ve açıklayarak insanlığa rehberlik etmiştir. Bu uygulayış ve açıklamalar, İslam’ın temel dayanaklarından biri olan sünnet anlayışını oluşturmuştur.
2. Metindeki açıklamalardan hareketle, Hz. Muhammed’in (sav) konumuna ve "sünnet" kavramının doğuşuna dair aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Peygamberlerin tek sorumluluğu ilahi vahiyleri insanlara eksiksiz şekilde iletmekle sınırlıdır.
B) Dinin ikinci kaynağı olan sünnet, zamanla Kur'an hükümlerinin yerini alan kurallar bütünüdür.
C) Sünnet; Kur'an ayetlerinin Peygamberimiz tarafından bizzat yaşanması ve açıklanmasıyla biçimlenen temel bir kaynaktır.
D) Kur'an-ı Kerim, peygamberlerin açıklama ve uygulamalarına ihtiyaç duyulmaksızın anlaşılabilecek bir yapıya sahiptir.
“Ameller (davranışlar) niyetlere göre değerlendirilir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah (cc) ve Resulü için hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah (cc) ve Resulü için yapılan hicret sevabıdır. Kimin hicreti dünya için ise onu elde eder. Kim de evleneceği bir kadına kavuşmak için hicret etmişse onu nikâhlar. Kim ne için hicret etmişse onu elde eder.” Buhari, İman, 41.
3. Bu metinde verilen mesajdan hareketle, amellerin Allah katındaki değeri ve insan hayatına yansıması hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Yapılan eylemlerin değeri ve neticesi, kişinin onu hangi gaye ve niyetle gerçekleştirdiğine bağlıdır.
B) Dışarıdan bakıldığında hayırlı görünen her amel, niyetine bakılmaksızın eşit derecede sevap kazandırır.
C) Dünyevi hedefler doğrultusunda yapılan ameller, zamanla kendiliğinden ilahi rızaya dönüşür.
D) Amellerin kabulü için içteki niyetten ziyade, eylemin şekilsel olarak eksiksiz yapılması yeterlidir.
İslam’ın temeli imandır. İman, Hz. Muhammed (a.s.)’in Allah’tan getirdiği dinin doğru olduğunu kabul edip onlara gönülden inanmaktır. Bu esaslar; Allah’a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmaktır. Bu esaslar bir bütündür ve iman bu altı ilke üzerine bina edilir. Bu nedenle bizler bu altı ilkeye bir bütün olarak inanır ve kulluk hayatımızı bu ilkelere göre şekillendiririz.
4. Metindeki açıklamalardan hareketle, İslam’daki iman ilkeleri ve müminin sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
A) Hz. Muhammed’in (a.s.) tebliğ ettiği esaslar zaman içinde değişebilen göreceli ilkelerden oluşmaktadır.
B) Kişi, kendi mizacına ve yaşam tarzına en uygun gördüğü iman esasını ön plana çıkarıp diğerlerini göz ardı edebilir.
C) İman ilkelerine gönülden inanmak, günlük hayattaki tutum ve davranışları düzenleme noktasında yetersiz kalır.
D) İman esasları birbirini tamamlayan bölünmez bir bütündür; tam bir inanç için bu ilkelerin tamamının benimsenmesi gerekir.
Peygamberimiz şöyle buyurmuştur, “Beş şey gelmeden evvel beş şeyin kıymetini biliniz:
• İhtiyarlık gelmeden evvel gençliğin,
• Hastalık gelmeden evvel sağlığın,
• Fakirlik gelmeden evvel zenginliğin,
• Meşguliyet gelmeden evvel boş vaktin,
• Ölüm gelmeden evvel hayatın.”
Nesai, Mevâiz, 5.
5. Hadis-i şerifte yer alan uyarılardan hareketle, insanın dünya hayatı ve nimetler karşısındaki tutumu hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) İnsan, elindeki imkânları sonsuz görerek gelecek kaygısından uzak bir yaşam sürmelidir.
B) Yaşamın fırsatları geçici olduğundan, sahip olunan nimetler eldeyken sorumluluk bilinciyle değerlendirilmelidir.
C) Hayatın akışı içerisinde olumsuzluklarla karşılaşmamak için dünya işlerinden tamamen uzaklaşmak gerekir.
D) Maddi ve bedeni imkânlar, sadece yaşlılık ve hastalık gibi zor zamanlarda fayda sağlayan unsurlardır.
Fâtiha suresi Kur'ân-ı Kerim'in mukaddimesi (özeti) olduğu belirtilir, tevhit, ibadet ve ahiret gibi temel konuları içerir.
1. Buna göre Fâtiha suresi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
A) Sadece namaz ibadeti sırasında okunması gereken bir suredir.
B) İçeriğinde yalnızca ahiret hayatına dair esaslar yer almaktadır.
C) Kur'ân mesajının özünü barındıran kapsayıcı bir yapıya sahiptir.
D) Kur'ân-ı Kerim'in ayet sayısı bakımından en uzun suresidir.
Ben bir Yakub idim kendi hâlimde,
Mevla’nın ismi vardı dilimde,
Yitirdim Yusuf ’u Kenan elinde,
Ağlar Yakub ağlar Yusuf ’um diye…
Yusuf ’un gömleğin al kan ettiler,
Kurtlar yedi diye bühtan ettiler,
Yusuf ’u götürüp bilmem nettiler,
Ağlar Yakub ağlar Yusuf ’um diye…
Bir bezirgân geldi üç günlük yoldan,
Yusuf ’u çıkardı kuyudan gölden,
Hak Teala kıldı Mısır’a Sultan,
Ağlar Yakub ağlar Yusuf ’um diye…
Yunus Emre
2. Şiirde anlatılan olaylar ve bu olayların seyri dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) İnsanın karşılaştığı zorluklar ve haksızlıklar, ilahi takdirle zamanla hayırlı bir neticeye dönüşebilir.
B) Yaşanan büyük acılar ve kayıplar, insanın Yaratıcı’ya olan inanç ve bağlılığını zayıflatır.
C) İhanete uğrayan insanların dünyadaki tek tesellisi, kendilerine zarar verenlerin ceza görmesidir.
D) Maddi yönden yükselmek ve güç kazanmak, çekilen vicdan azaplarını tamamen unutturur.
İbadet, insanın Yaratıcısına olan şükran borcu ve O’nunla kurduğu manevi bağın en güçlü tezahürüdür. İbadet eden insan, Allah’a olan sevgi ve saygısını diri tutarak kötülüklerden uzak durur. Ancak bir ibadetin veya güzel davranışın Allah katında kabul görmesi, onun arkasındaki niyete ve amaca bağlıdır.
3. Metinde verilen bilgiler doğrultusunda, bir ibadetin ve güzel davranışın Allah katında gerçek anlamda değer kazanmasının temel şartı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Toplum tarafından takdir edilmek ve örnek gösterilmek
B) Yalnızca samimi bir niyetle ve Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla yapılmış olması
C) Zorlayıcı ve meşakkatli süreçlerden geçilerek yerine getirilmesi
D) Kişinin kendi maddi ve manevi menfaatlerini ön planda tutması
Ayeti kerimelerde insanoğlunun yaratılış safhaları, meleklere haber verilerek varlıklar âlemindeki özel konumu dile getirilir. Meleklerin endişelerine rağmen Yüce Allah’ın insana şekil verip kendi ruhundan üfleyerek diğer varlıklardan farklı bir mertebeye yükselttiği ve yaratmasındaki hikmet vurgulanır.
4. Metindeki ifadelere dayanarak insan hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Yaratılış amacı bakımından meleklerden tamamen aynı görev ve sorumluluklara sahiptir.
B) Yeryüzündeki tek varlık nedeni kan dökmek ve bozgunculuk çıkarmak üzere kurgulanmıştır.
C) Sahip olduğu melekeler ve Allah’ın kendi ruhundan üfleme sayesinde diğer mahlukata kıyasla müstesna ve üstün bir nitelik taşır.
D) Maddi unsurlardan yaratıldığı için manevi değer ve sorumluluklardan muaf tutulmuştur.
İslam dininde kesin olarak yasaklanan tutum ve davranışlar hem bireysel bilinci korumayı hem de toplumsal adalet ile huzuru tesis etmeyi amaçlar. Dinimizde yasaklanan davranışlardan biri olan falcılık; insanların bilinmeyene duyduğu merakı, geleceğe dair endişe ve umutlarını suistimal ederek kişileri maddi ve manevi zarara uğratmaktadır.
5. Metindeki açıklamalardan hareketle, falcılığın dinen yasaklanmasının temel sebebi ve oluşturduğu tahribat hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) İnsanların gayba dair merakını bilimsel yöntemlerle gidermesini engellemesi
B) Yalnızca görünmez varlıklarla iletişim kurulmasını tamamen imkânsız hale getirmesi
C) Bireylerin geçmişteki hatalarından ders alarak geleceğe odaklanmalarını zorlaştırması
D) Gerçek dışı iddialarla insanların merak duygusunu istismar edip haksız kazanç ve sömürüye yol açması